Gemi Tiyatro

İçinden Dalga Geçen Tiyatro

Tiyatro ciddi bir iştir. Çok çalışmak ve müthiş bir disiplin ister. Şimdilerde görüyorum sahnede tuhaf saçma oyunlar oynanıyor. Seyirciyi para birimi olarak gören yönetmenler ve işletmeciler var. Tiyatro tarihimize baktığınızda tiyatrocuların girişimci ruha sahip olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Birkaç yüzeysel olarak örnek vermek istiyorum. Detay vermek istemiyorum biraz araştırın. Öncelikle Küçük Sahne’nin kuruluş amacı Vedat Nedim Tör ve Muhsin Ertuğrul ustamızın bir girişim fikri olarak da görebiliriz. Şu an betonlaşma sevdasına kurban gidiyor o da ayrı bir konu. Bu hakkında çalışmalarımızı AYLAK’sızlar Dergisi’nden (Aylık Kültür ve Edebiyat Dergisi) takip edebilirsiniz.

Günümüzde de hala sahnede olan Nedim Saban’ın çevirisini yaptığı ve sahneye koyduğu Süper İyi Günler oyununu girişim örneği olarak değerlendirebiliriz. Fevkalade müthiş bir risk ve aksine çok büyük bir başarı ve ödül toplayan bir oyundur. Sanat alanlarında teknoloji pek sevilmez hatta yasak da diyebiliriz. Fakat Nedim Bey bu oyunda teknolojiyi tam yerinde ve harikulade bir girişimci edasıyla kullanıyor. Bu oyunu araştırmanızı ve izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Bu şekilde çok fazla değerlendirme yapacağımız oyunlar, ustalar vardır tabi. Ama benim için tiyatro tarihi’ne yapılmış en büyük girişimcilik Ferhan Şensoy’un en büyük hayali olan ve bu projesini anlattığı herkesin “Sen deli misin?”, “Tutmaz bu iş, hiç bulaşma” gibi tepkiler verdiği İçinden Dalga Geçen Tiyatro adını verdiği Gemi-Tiyatro projesidir. Bu konuyu da yüzeysel, örnek vererek anlatmak istiyorum. Ferhan ustanın “Bir geminin içine neden tiyatro olmasın” düşüncesiyle başlıyor bu devasa girişimcilik. Bir gemi yolculuğu düşünün, İstanbul’dan kalıp İzmir’e deniz yoluyla gidiyorsunuz, e hali ile yol uzun sürüyor ve bu vaktinizi tiyatro izleyerek geçiriyorsunuz. Gündüzler “Seyircili Seyir Defteri” isimli oyunuyla Akşamları ise “KırkAmbar Gece Tiyatrosu” isimli kabare oyunuyla şarkılı türkülü oyunlarla seyahat ediyorsunuz. Müthiş bir ilgi topluyor usta bu projeyi hayata geçirdiğinde. İzmir’e giden yolculara oynuyor, aynı gemiyle İzmir’den İstanbul’a giden yolculara oynuyor oyunlarını. Yanlış hatırlamıyorsam sadece oyunları izlemek için seyahat eden izleyiciler de oluyormuş. Ferhan usta ciddi gelir elde etmeye başlamış. Unutmadan bu proje hayata geçmeden önce Amerika’dan bir tiyatro ustadan projeyi istiyor fakat sundukları şartlar vesaire Şensoy’a cazip gelmediği için reddediyor. Türkiye’de kiralıyor gemiyi. Tek sorun da bu aslında “Kiralık Gemi”. Geminin sahibi, Ferhan ustanın kazandığını ve izleyicilerin ilgisinin her geçen gün çığ gibi büyüdüğünü görünce her hafta geminin kirasını üçe beşe katlayarak zam yapması bu işin bitişine sebep oluyor. Aslında usta o gemiyi satın alacak bir bütçeye sahip olsaydı, bugün hala devam eden bir proje olurdu. Dünya çapında bir fikirdir bu benim kanaatimce. http://ortaoyuncular.com/tr/magaza/dvd-ler/kirkambar/ bu linke tıklayarak bahsettiğim oyunun DVD’sini alıp, izleyebilirsiniz.

Dediğim gibi, disiplin, çalışmak ve zekâ sadece bu kadar. Son olarak, Ustamın dediği gibi “Tiyatrocu olmak kolaydır, ancak ilk 42 yılı çok zordur. Ondan sonra da zaten emekli olur gidersin” Kolay gelsin.

Konuk Yazar: Alpaslan AYAZ

Alpaslan AYAZ ben, tiyatrocuyum. Ruhumu sanatla doldurdum, şimdi sıra ömrümü sanata adamakta. Kısaca buyum. Aylak Dergi’nin Genel Yayın Yönetmeni ve Kurucu Üyesiyim. Bu arada dergimizin geleceğine inanıyoruz. Daha geniş kitleye ulaşmak için her gün daha çok çabalıyoruz. E tabi bizim pes etme duygumuz gelişmediğinden her gün daha hırslı oluyoruz. Dergimizin giderleri için sponsor olmak isteyen veya reklam vermek isteyen kişi ve kurumlara şimdiden teşekkür ediyorum. [email protected] adresinden bana veya dergimize ulaşabilirsiniz. Sürç-i lisan ettiysek affola, sevgi ve saygı ve dostluk ve sanat ile kalın.

  • Bu Makale Hakkında Sen Neler Düşünüyorsun?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir