Öfke Patlaması

Öfke Patlamasını Çözün!

Sevgi Paylaş
  •  
  •  
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 1
  •  
  •  

Bir ortama girdiniz ve biri sizin sinirinizi öyle bir bozdu ki, sizde ağzınızı bozma durumuyla karşı karşısındasınız. Öfke çözümünüz ne olurdu?

Birileri her zaman çok konuşur. Ve yine birisi sizi öfkelendirecek bir şey yaparsa ne yapardınız? Bu durumu karşı tepkiyle mi çözerdiniz?

Komik. 😀

Lafa lafla mı girersiniz? Eğer girerseniz çevreniz yandaki video gibi olur.

Ne cevap vereceğinizi bilmediğiniz için susup kalırsınız. Birisi size sevmediğiniz şeyleri söylemesi veya suçlaması durumunda direkt olarak savunmaya geçmek doğaldır. Siz ne kadar üstüne gitseniz de “Terbiyesiz, ne diyorsun lan sen..” gibi sözler söylerseniz durumlar iyice karmaşıklaşıp içinden çıkılmayacak hale gelebilir. Toplum içinde her zaman ilk düşünceleriniz size kötü sonuçlar doğuracaktır.

Ben buna kulvara girmek olarak tanımlıyorum. Biri size bir şey dediğinde ve sizde o denilen şeye devam ederseniz karşınızdaki kişinin belirlediği kulvara girersiniz. Onun sizi yönlendirmesine izin vermeyin.

Ben Olsam Ne Hissederdim?

Nasıl bir durumda olduğunuzu anlayabilirim. Biri size kötü bir şey söyledi. Bu kötüdür demek kolaydır. Fakat bir de tam da bu noktada empati kurmak gerekmektedir. Karşınızdaki kişinin bunu neden söylediğini bulmaya çalışın. Olduğu durumu hissedin. Bu davranışın sebebini araştırın. Niye böyle davranıyor.

“Kişi ne kadar çok bilirse, o kadar çok affeder.”

Konfüçyüs

Hadi bir örnekle açıklayalım:

Örneğin, anneniz huzur evinde ve bakıma muhtaç. Ancak çok huysuz. O kadar huysuz ki, ne zaman yanına gitseniz sizi tersleyip bir sürü şikayetten bahsediyor. Siz de onun bu huyundan nefret ettiğiniz için onunla çok az görüşüyorsunuz. Sürekli şikayet dinlemekten bıkmışsınız. İşte tam da bu noktada empati yapın. Rolleri değiştirin. Siz annenizsiniz. 7 gün 24 saat yatıyorsunuz, tek eğlenceniz televizyon, dışarıda gezemiyorsunuz, sürekli aynı odanın içerisindesiniz. “Bu lanet olası televizyon neden çalışmıyor” dediğinde aslında onun tek eğlence kaynağının yok olmasını ve sıkıcı hayatın daha da sıkılmasını anlayabilirsiniz. Siz şikayet ettiğiniz sürece annenizde şikayet edecek ve hiç çözülmeyecek. Peki ne yapmalıyım dediğinizi duyar gibiyim. Çözümü basit. Çözün. Evet, çözün. Televizyon sıkıntısını giderin, gezebileceği sandalye alın hatta arada onunla geziye çıkın. Zor bir gezi olacak ama buna değecektir.

Zayıflar hiç bir zaman affetmez. Affedebilmek güçlülere özgüdür.

Mahatma Gandhi

İlk örneğimize geri dönelim. Bir toplum içine girdiniz ve biri size duymak istemeyeceğiniz şeyleri söyledi. Çözüm neydi? Çözüm çok basit. Oraya gitmeden önce size sorulabilecek olumlu olumsuz tüm soruları düşünüp bir kaç yanıt bulmak. Orası savaş meydanıysa sizde elinize silah alın ve masaya oturun.

Siz gelen mermileri püskürtsenizde onların şarjörleri dolu olabilir. Bu yüzden onların mermilerini boşa sıktırın. Yani masada iki silahlı insan oturuyor ve onun silahının mermisi yok. Çok avantajlı değil mi? Bu bilgi hayat kurtarır.

Peki Nasıl Olacak?

Bize önceden söylenebilecek tüm sözlere hazır cevaplarımızı yazdık. Masada iki silahlı insan. Ne kadar adil değil mi? Şimdi onun mermisini boşa çıkartmak için yapmanız gereken, masaya yeni geldiğinizde konu alaya doğru gelirken kendinize insanların sizin hakkındaki düşüncelerini savurarak onun demek istediği her şeyi diyeceksiniz.

Örnek verelim:

İnsanları anlamak güç. Gözlük taktığımı görüp dört göz diyorlar. Halbuki ne kadar aptalca bir şey değil mi? Normal zekaya sahip insanların konuşmaya çalışmayacağı sohbetler. Her ne kadar bazı insanlar başkalarına yüzündeki sivilcelerden bahsedip gülüyorlar. Çok komik çünkü o gülen kişi ergenliğe girmiş ve olgunlaşma evresine ulaşmış. Gülenler de zavallı hala çocuk. Bir ergenlik belirtisi olsa bari.

Dört göz ve sivilce olayı benim başımdan geçen şeylerdi.

Biz bu konuşmayı yapınca karşınızdaki kişinin elinde sizinle ilgili dalga geçebilecek koz kalmıyor. Dört göz derse kendisi anormal durumuna düşeceğinden demekte çekinecektir. Sivilce surat derse kendisinin çocuk olduğunu tescilleyecektir. Bu yüzden aynı masaya dönelim. Masada iki insan ikisininde elinde silah ama birinde mermi yok. Zekice.

Diyelim ki bir durum yaşandı ve siz haklısınız ama neden uzlaşmaya çalışan siz olasınız?

  1. Ne kadar çok azarlamasına karşın sabırla bekleyin. Söyleyecek bir sözü kalmadığında siz konuşun.
  2. Adını öğrenip karşınızdaki kişiyle yakınlaşın.
  3. Güzel deneyim yaşamak istediğini ve bir daha gelmenizi istiyorlarsa onlara düzgün konuşması gerektiğini anlatın.
  4. Hala dediklerinizi dinlemiyorsa, hemen üstünü bulup sorunu çözün.

Üstü geldiğinde ise şöyle bir konuşma sergileyin.

Dükkanınıza severek geliyorum hatta arkadaşlarıma oldukça fazla öneriyorum. Güzel bir işletmeye sahipsiniz ve bu işletmenin güzelliyle çakışan bir davranışı şu kişi bana kaba saba konuşarak ve azarlayarak gösterdi. (Her şeyin anlatıldığı yer) Böyle bir işletmenin kalitesine uymayan bir davranışla karşılaştım. Temsil ettiğiniz kaliteye karşı çıkan bir çalışanınızın olmadığını fark ettim. Bu sorun nasıl çözülebilir?

Bu kadar. Kişi muhtemelen sağlam bir azar yiyecektir. Sizde hiç olayı büyütmeden çözmüş olacaksınız. Aksi halde döner bıçağı bile çıkartanlar var. Biliyorsunuz.

Peki Biz Az Önce Ne Yaptık?

  • Önce öv.
  • Sonra olayı anlat.
  • Son olarak güçlü birinin eline bırak.

Haklı olabilirsiniz ya da mutlu olabilirsiniz. Eğer başkalarıyla mutlu olmak istiyorsanız, merhametli davranın. Yoksa hep bir kaos içinde süzülen berbat bir ruh haline sahip olursunuz.

  • Bu Makale Hakkında Sen Neler Düşünüyorsun?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir